Zeynep Mercangöz Bizans Sarayı ve Taşra: 13. Yüzyılda Batı Anadolu Bizans Yaşantısından Arkeolojik Kesitler
1204 yılında Latinlerin Konstantinopolis’i işgallerinin ardından kendilerini, Trabzon’dakilerle Epiros’takiler gibi, Bizans tahtının varisi gibi gören Laskaris Hanedanı, Nikaia’da (İznik’te) taç giymelerine karşın sosyal ve idari mekanlarını Magnesia (Manisa) ve Nymphaion’da (bugünkü Kemalpaşa) oluşturmuşlardı. Kuşkusuz bunun gerisinde hızla Türkleşen Anadolu gerçeği bulunmaktadır. Yine bu zamanda Ege Liman kentlerinden Anaia’nın ticari ve dini konumundaki değişim de aynı gerçeklerle ilişkilidir. 1261’de Konstantinopolis’e geri dönüş özellikle Anaia’nın yükselişini engellememiş, tam tersine, belki de Latinlere tanınan ayrıcalıkların kazanımlarıyla, kale daha da parlak günler görmüş gibidir. Bunun yanı sıra Konstantinopolis’teki Bizans sarayı bu gümrük kapısından gelen vergi kazancı nedeniyle buradaki gümrük memurları ve/veya ruhbanları ile iletişim halinde olmalıydı.
Bu bildiride sürgündeki Bizans aristokrasisinin konutu Kemalpaşa sarayı ile, Anaia Liman kalesinin kazı bulgularına yukarıdaki sosyo-kültürel yaşamın yansımaları olarak yer verilmektedir. Söz konusu veriler, Ortaçağın bu zaman dilimindeki “küreselliğinin” yazılı kaynaklarda anılmayan belgeleridir.
< Bildiri Özetlerine Dönüş
|