Philipp Niewöhner Myrelaion Sarayı: Mozaikler, Mermer Kaplama, Tuğla Damgaları ve Erken Bizans Evresinin Tarihlendirilmesiİstanbul’daki Myrelaion Sarayı en son 1965/66’da R. Naumann tarafından kazılmıştır. Naumann kazının raporunu aynı yıl yayınlamasına karşın (Istanbuler Mitteilungen 16, 1966, 199–216) buluntuların çoğu raporda belirtilmediği gibi hiçbir zaman da yayınlanmamıştır. Zemin mozaiklerinde mitolojik avcı Akteon mızrağını savururken betimlenmiştir. İkonografi, Büyük Saray mozaiklerininkiyle karşılaştırılabilir ve de aslında Antakya yakınında Daphne’de Yakto Kompleksinde açığa çıkartılan Megalopsykhia mozaiğine örnek teşkil etmiş olabilir.
Mermer kaplamalar, arkeometrik analizlerin de teyit ettiği üzere Anadolu yaylasındaki Dokimeion’dan ithal edilmiş (W. Proschaska, Leoben). Her birinde farklı bezemenin görüldüğü 21 adet pilastr başlığı varietas estetik ilkesine örnek teşkil ediyor. Bu Erken Bizans dönemi yeniliği bugüne kadar Roma’daki devşirme malzeme kullanımına atfedile geldi. Doğu başkentindeki yeni mamul kaplamalarda görülen varietas ise bu estetik yeniliğin Anadolu kökenine işaret ediyor olmalı.
Bu saraydan gelen malzemelerin bugüne kadar yayınlanan korpusunu bir miktar tuğla damgası tamamlıyor. Diğer mevcut kanıtlarla birlikte bu damgalar da MS 400 civarına bir tarihlendirmeyi destekliyor. Dolayısıyla Myrelaion’daki Erken Bizans kompleksi Konstantinopolis’in halen ayakta olan en erken yapılarından biri olabilir. Kentin en büyük kubbeli mekânını içeren bu kompleks muhtemelen imparatorluk aristokrasisinin önde gelen üyelerinden birinin ikametgâhı olarak hizmet görmüştü.
< Bildiri Özetlerine Dönüş
|