Judith Herrin Bizans Sarayında Kadının YeriBu kısa bildirimizde 5. ila 12. yüzyıllar arasındaki dönemde bir Bizans imparatoriçesinin hükmedebildiği fiziksel ve kültürel ortamı saptamaya çalışacağız. Kadınsal bir egemenliği uygulayabildiği potansiyel güç ortamını belirlemeyi istiyoruz. Her bir imparatoriçe, Büyük Saray’da kendi dairesini, çoğunlukla hadımlardan oluşan kendi hizmetlilerini kontrol ediyordu. Üstelik çok sayıda nedime de onun dış görünümüyle (örneğin, saçı, makyajı, kostümleri, ayakkabıları vb) bizzat ilgileniyordu. Tüm bu görevliler doğrudan kraliçenin bizzat yanında çalıştıklarından onu ikna etmeleri için de dışarıdan sürekli baskı görüyorlardı. Bunların bazıları da uygunsuz davranışları kısıtlayan gelenek muhafızları olarak da görev görmüş olabilir.
Ancak kendi şahsi geliri bulunan imparatoriçe, kilise, manastır, yoksullar için bakım evi gibi çeşitli kurumların inşası için parasal kaynak ayırabiliyor; şairler, tarihçiler, doktorlar ve teologların hamiliğini yapabiliyor, kendi özel yemek salonunda kendisiyle birlikte yemek yemesi için dışarıdan bireyleri davet edebiliyor ve saray dışındaki kişilere kişisel mesajlar gönderebiliyordu. İmparatoriçenin bağımsızlığı ve inisiyatifi hem saray dâhilinde hem de Konstantinopolis halkı tarafından tanınan bir etkendi. İmparator veya imparatoriçenin annesi veya diğer kadın akrabalar tarafından da benzer bir erk uygulanabiliyordu.
Dul kalan imparatoriçeler, oğullarının mirasını garanti altına almada özellikle etkin rol üstlenirken, kadın yaşam deviniminin farklı aşamalarındaki imparatorluk kadınları da Bizans’ta siyasi, kilise ile ilgili ve kültürel kararlarda etkili oluyordu. Saray dâhilinde kadınların güç ortamı belirlenerek, onların daha geniş çerçevedeki etkinliklerini hakkındaki bilgilerimizi geliştirebiliriz.
< Bildiri Özetlerine Dönüş
|