Ana Sayfaya Dönüş İletişim Sayfayı Yazdır
English Version

Sevgi Gönül Hakkında
Sempozyum
Sempozyum Komitesi
Sempozyum Programı
Bildiri Özetleri


Katılımcılar İçin Bilgi
İletişim
Kayıt Formu
Sempozyum Programı
Bildiri Özetleri
Geçmiş Sempozyumlar
Çiğdem Girgin
Sultanahmet Eski Cezaevi Kazıları: Augoustaion Meydanı’na Açılan Kapı ve Çevre Mimarisi

Ayasofya’nın doğusunda, Osmanlı sarayı ana giriş kapısının (Bab-ı Humayun) güneyinde, 1982 yılına kadar Sultanahmet Cezaevi yer almaktaydı. Cezaevi taşındıktan sonra, alanda yer alan Mimar Kemaleddin tasarımı cezaevi binası bugün otel (Four Seasons Oteli) olarak kullanılmaktadır. Otel bahçesinde, Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu kararları doğrultusunda, İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü denetiminde sürdürülen arkeolojik kazı çalışmaları 1997 yılında başlamıştır. Kazı alanının büyük kısmında, 1891’de Sultan Abdülmecid tarafından İsviçreli mimar Gaspare Fossati’ye üniversite binası olarak yaptırılan, Cumhuriyet Döneminde Adliye olarak kullanılırken 1933 yılında yanan binanın temelleri mevcuttur. Adliye binası, Ayasofya meydanına açılan ana girişinin her iki yanında, ortası avlulu bloklardan oluşan büyük bir yapıdır. 2003 yılı kazı çalışmalarında, Adliye binasının güney bloğunda kazılar yoğunlaştırılmış, kalın ve yüksek temellerin oluşturduğu bölmeler içinde çalışılmıştır. Yapının güney bloğunun batı kanadında, avlunun her iki yanındaki temel duvarları alanı üçer taneden toplam 6 bölmeye ayırmaktadır. Bölmelerin içinde, Augoustaion meydanının doğusunda ve ona paralel kalın bir duvar takip edilmiştir. Duvar, Milion kalıntılarının karşısına denk gelen bölümde 6.20 m genişliğinde bir açıklığa sahiptir. Ayrıca açıklığın her iki yanında, temele bağlı olarak meydana doğru devam eden büyük kesme taştan duvarlar bu açıklığın kapı olduğunu düşündürmektedir. Duvarın, Augoustaion meydanına bakan yüzeyine bitişik olarak, duvar boyunca devam eden, mermer levhaların yan yana yerleştirilmesi ile yapılmış platform, üç mermer basamakla, mermer bir zemine ulaşmaktadır. Platformun dış kenarı silmelidir. Mermer platform üzerindeki, eşit aralıklarla açılmış kenet delikleri ve çevrelerindeki daire izler, kaidesiz olarak yerleştirilmiş sütunları işaret etmektedir. Sütun izleri arasında, mermer platform üzerine oturtulmuş, kapının her iki tarafında ikişer adet, içlerine heykel yerleştirilebilecek mermer plasterler bulunmaktadır. Tabanı dikdörtgen kesitli plasterlerin, ön yüzeyleri içbükey oyularak nişler oluşturulmuştur. Niş kenarları kademelidir. Plasterlerin oturduğu mermer platformdan sonra başlayan merdivenlerde ilk basamak daha geniş diğer ikisi ise eşit genişlikte ve ilk basamaktan daha dardır. Basamakların önünde, mermer levhalardan yapılmış bir yer döşemesi yer almaktadır. Ayasofya’nın güneydoğusunda, Milion’un karşısında, Augoustaion meydanına çıkışı olan bu kapının, Büyük Saray’ın önemli girişlerinden Khalke kapısı olduğunu söylemek mümkün olabilir. Kapı açıklığının iki yanında sütun ve plasterlerle süslü, basamaklar ile meydana inen platformun dayandığı kalın duvar, iki katlı portikoyu taşıyacak kadar güçlü görünmektedir. Kapının kuzeyinde yer alan yan giriş ise saray ve kapı güvenliği için kullanılmış olabilir. Sultanahmet Cezaevi Kazısı, kuşkusuz imparatorluk konutu ve idari merkezinin bulunduğu alanda yer alması nedeniyle çok önemlidir. Kazılarda açığa çıkarılan Bizans mimarisinde görülen birden fazla onarım ve plan değişikliklerinin hangi yüzyıllarda yapıldığının saptanması, depremlerden sonraki yenileme ve güçlendirmelerin tarihlendirilmesi kuşkusuz disiplinler arası bir ekiple yürütülmesi gereken bir projedir. Ancak kazı alanı ile sınırlı kalan çalışmalar da yetersiz olacaktır. Kazı buluntularının Sultanahmet ve Cankurtaran semtlerindeki mimari kalıntıların tümü içinde değerlendirilmesi kaçınılmazdır.

< Bildiri Özetlerine Dönüş

Sevgi Gönül Hakkında | Sempozyum Komitesi | Sempozyum Programı
Bildiri Özetleri | Katılımcılar İçin | Geçmiş Sempozyumlar | Adres ve Krokiler
Başvuru Formu İletişim | Linkler


Site Tasarımı :: Trio İnteraktif